30 Mayıs 2021 Pazar

Çin yapay güneşi deneyinde 160 milyon dereceye ulaşıldı!

 Güneş hakkında çalışmalar sürerken, Çin'den yeni bir haber geldi. Çin'in haber ajansı Xinhua tarafından bildirilen haberde yeni bir rekor kırıldığı bildirildi.



Çin'in ‘yeni bir enerji kaynağı üretme arayışında’ dünya rekoru kırdığını bildiren haber ajansı, birkaç gün önce gerçekleşen testlerin ardından başardıklarını duyurdu. Bilim insanları deneysel gelişmiş süperiletken tokamak (EAST) veya "Çin yapay güneşi" nin kontrol merkezinde çalışıyorlar. Bilmeyenler için Tokamak, kontrollü termonükleer füzyon gücü üretmek için geliştirilen çeşitli manyetik hapsetme cihazlarından biridir.


20 SANİYE SÜRDÜ 160 MİLYON DERECEYE ULAŞTI


Çinli bilim insanları, 120 milyon plazma sıcaklığına ulaşma konusunda yeni bir dünya rekoru kırdılar. Yapılan son deneyde 101 saniyelik bir süre boyunca istenilen sıcaklıklara ulaşmayı başardı. Bir füzyon reaktörünün test çalışması için önemli bir adım olarak görülüyor. "Çin yapay güneşi" ndeki deney de 20 saniye süren 160 milyon santigrat dereceye ulaşıldı.


ASIPP'de bulunan EAST'ın nihai hedefi ise düzenli temiz enerji akışı sağlamak için denizde bol miktarda bulunan döteryum kullanarak Güneş gibi nükleer füzyon yaratmak olarak açıklanıyor. Döteryum veya ağır hidrojen, hidrojenin kararlı izotoplarından oluşuyor. Okyanuslarda ise büyük miktarda bulunuyor.


Bir litre deniz suyundaki döteryumun füzyon reaksiyonu yoluyla 300 litre benzine eşdeğer miktarda enerji üretebileceği tahmin ediliyor. Vakum sistemi, RF dalga sistemi, lazer saçılma sistemi ve mikrodalga sistemi içeren halka şeklindeki deney tesisinin çalışmasını desteklemek için yaklaşık 300 bilim insanı ve mühendis harekete geçti. Söz konusu deney için hazırlık çalışmalarının yaklaşık bir yıl önce başladığı belirtiliyor.


ASIPP direktörü Song Yuntao, "Bu, Çin'in fizik ve mühendislik alanlarında sağladığı büyük bir başarı. Deneyin başarısı, Çin'in kendi nükleer füzyon enerji istasyonunu inşa etmesine temel oluşturuyor," diyor.


EAST daha önce de 2018 yılında çekirdek plazmasında Güneş'in iç sıcaklığının yaklaşık yedi katı olan 100 milyon santigrat derece elektron üretmeyi başarmıştı. EAST, geçen yıl 20 saniye süren 100 milyon santigrat derece plazma sıcaklığına ulaştı. Tükenecek enerji kaynakları için başlatılan yapay güneş projesi, oluşturan kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların aksine, tükenmeyen yapısıyla dikkat çekiyor.


2006'daki faaliyetinden bu yana, Çin tarafından tasarlanan ve geliştirilen EAST, Çinli ve uluslararası bilim insanlarının füzyonla ilgili deneyler yaptıkları bir platform sunuyor.


Geçen yılın son aylarında, Çin Ulusal Nükleer Kurumu (CNNC), Çin'in en büyük ve en gelişmiş nükleer füzyon deneysel araştırma cihazı HL-2M Tokamak'ın, hidrojen ve ağır hidrojen gazlarını kullanarak Güneş'te meydana gelen doğal tepkimelerin benzerlerini elde etmek için tasarlandığını açıklanmıştı.


Bilim insanlarının güçlü bir temiz enerji kaynağının kilidini açma potansiyeline sahip olduğunu ümit ettiği HL-2M Tokamak'ın başarıyla çalıştırıldığı da söylenmişti.


People's Daily gazetesi de Siçuan bölgesinde bulunan HL-2M Tokamak'ın sıcak plazmayı füzyonlamak için güçlü manyetik alan kullandığını ve 150 milyon derecenin üzerinde sıcaklığa ulaşabildiğini duyurmuştu.


13 Mayıs 2021 Perşembe

Bakan Dönmez: Elektrik üretimimiz ilk çeyrekte 2 bin 733 GWh arttı

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, elektrik üretiminin, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 2 bin 733 gigavatsaat arttığını bildirdi

Dönmez, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Mart sonu itibarıyla elektrikte kurulu gücün ise 97 bin 70 megavata ulaştığını belirtti.


Türkiye'de elektrik üretiminin yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 2 bin 733 gigavatsaat artarak 79 bin 442 gigavatsaate yükseldiğini aktaran Dönmez, "Gücümüz yerli, enerjimiz yenilenebilir." ifadesini kullandı.


Dönmez, geçen yılın ilk çeyreğinde 56 bin 423 megavat olan kurulu yerli kurulu gücün, bu yılın aynı döneminde 62 bin megavata, 45 bin 107 megavat olan yenilenebilir enerji kapasitesinin de 50 bin 579 megavata çıktığını kaydetti.


Yenilenebilir enerji kapasitesinde 1999'dan beri en büyük artış

 Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) raporuna göre küresel yenilenebilir enerji kapasitesinde geçen sene 1999'dan beri yıllık bazdaki en büyük artış yaşandı.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2021-2022 görünümünü içeren Yenilenebilir Enerji Piyasa Güncellemesi Raporu'na göre, geçen yıl koronavirüs salgını nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan aksamalara rağmen küresel yenilenebilir enerji kapasitesinde 1999'dan beri yıllık bazdaki en büyük artış yaşandı.


İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ortaya konulan politika ve hedefler, temiz enerjiye sağlanan destek ve düşen teknoloji maliyetleri rekor büyümenin itici gücü oldu.


- Güneş ve rüzgar gücünü eşitledi


Geçen yıl dünyada devreye giren güneş enerjisi kurulu gücü 2019'a göre yüzde 23 artışla 135 gigavat oldu. Böylece, güneş enerjisindeki toplam kapasite 737 gigavata ulaştı.


Söz konusu dönemde rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 114 gigavat arttı ve toplam küresel rüzgar enerjisi kapasitesi de 737 gigavata yükseldi.


Diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında ise geçen yıl yaklaşık 31 gigavatlık yeni kapasite devreye girdi.


Böylece, dünyada yenilenebilir enerji kurulu gücü geçen yıl 2019'a göre 280 gigavatlık rekor artışla 2 bin 970 gigavata yükseldi.


- Kapasite artışının yarısı Çin'den


Geçen yıl yenilenebilir enerjide devreye alınan kurulu gücün yüzde 50'si Çin'de gerçekleşti.


Çin hükümetinin yenilenebilir kaynaklara sağladığı ve sona erdireceğini açıkladığı alım garantisinden faydalanmak için projelere hız verilmesi bu artışın en büyük etkeni oldu.


Ayrıca, geçen yıl ABD ve Vietnam yenilenebilir enerji kapasitesinde en fazla yenilenebilir büyüme görülen ülkeler arasında yer aldı.


- 2021 ve 2022’de büyüme ivmesi sürecek


Yenilenebilir enerji kapasitesinde geçen yılki rekor artış artık "yeni normal" haline gelirken, bu yıl 270 ve 2022’de 280 gigavatlık kurulu güç ilavesiyle sektördeki büyümenin devam etmesi bekleniyor.


Bu dönemde küresel elektrik sektöründeki kapasite artışının yüzde 90'ını rüzgar ve güneş enerjisinden gelecek.


Rüzgar enerjisindeki kapasite yüzde 50 artış gösterecek. Güneş enerjisi de kapasite artışında rekor kırmaya devam edecek. Bu yıl güneş enerjisinde 145 gigavat, gelecek yıl ise 162 gigavat kurulu güç devreye girecek.


Böylece, güneş enerjisi kurulu gücü salgın öncesi dönem olan 2019’a göre yüzde 50’nin üzerinde büyüme kaydedecek.


Çin'deki yenilenebilir enerji kurulu güç artışında 2021-2022’de yavaşlama beklenirken, ABD ve Avrupa'daki rekor büyüme bu yavaşlamayı dengeleyecek.


Avrupa, bu yıl 44 gigavat, gelecek yıl ise 49 gigavat yenilenebilir enerji kapasitesi artışıyla dünyada Çin'den sonra en büyük ikinci piyasa olacak.


IEA raporuna göre, karbon nötr hedeflerine ulaşmak için kilit konumda bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi artacak. Buna rağmen, artan kömür kullanımı nedeniyle bu yıl karbon emisyonları da yükselecek.


IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, güneş ve rüzgar enerjisinde üst üste yaşanan rekor büyümenin iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından iyimser bir tablo oluşturduğunu belirterek, "Geçen yıl, küresel elektrik sektöründeki kapasite büyümesinin yüzde 90'ı yenilenebilir kaynaklardan geldi. Hükümetler, umut veren bu gelişmeleri güneş ve rüzgara daha fazla yatırımı teşvik eden politikalarla desteklemeli. Yenilenebilir enerjideki kapasite artışını karşılayacak şebeke altyapı yatırımları hayata geçirilmeli. Sıfır emisyon hedeflerine ulaşmanın en temel yolu temiz enerji kapasitesini mümkün olan en yüksek seviyede artırmak." değerlendirmesini yaptı.


Bakan Dönmez: Kurulu gücümüzün %52,3’lük kısmı yenilenebilir enerji kaynaklı

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Toplam kurulu güçte 100 bin megavat sınırına yaklaştık. Bugün, kurulu gücümüzün yüzde 52,3’lük kısmı yenilenebilir enerji kaynaklı." ifadesini kullandı

Bakan Dönmez, Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği (YENADER) tarafından düzenlenen "Dünya'da Yeni Ekonomik Düzen, İklim Krizi ve Yenilenebilir Enerjinin Önemi" başlıklı zirveye video konferans yöntemiyle katıldı.


Dönmez, burada yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgını sürecinde dahi elektrik üretiminde payı artmaya devam eden kaynağın yenilenebilir enerji olduğunu söyledi.


Küresel piyasalarda yenilenebilir enerjiye son 10 yılda yaklaşık 2 trilyon doların üzerinde yatırım yapıldığına dikkati çeken Dönmez, önümüzdeki 5 yılda da bu rakamın 1,3 trilyon dolara ulaşmasının öngörüldüğünü bildirdi.


Yenilenebilir enerjinin cazibesinin azalan maliyetler, teşvikler ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi unsurlarla artacağına dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:


"Yenilenebilir enerji yatırımları salgında dahi hız kesmedi. Salgının yıkıcı etkilerine karşı yenilenebilir enerji sektörünün daha dirençli olduğuna, bu testi diğerlerine göre daha başarılı bir şekilde verdiğine de şahit olduk. Bunlar bize şunu gösteriyor ki yeşil enerji dönüşümü katlanarak devam edecek. Önceki yıllarda kömürün, petrolün, doğal gazın hakimiyeti artık elektriğe geçti. Yenilenebilir enerji kaynakları da hem enerji bağımsızlığına sağladığı katkı hem de küresel sorumluluklar açısından daha farklı bir noktada olmaya devam edecek."


Bakan Dönmez, yenilenebilir enerjinin gerek kaynak yatırımları, gerek altyapı ve teknoloji yatırımları gerekse de yeni şebeke yatırımlarıyla, hem ekonomik hareketliliği canlandıracağını hem de karbon emisyonunun azaltılmasında en önemli faktörlerden biri olmaya devam edeceğini dile getirdi.


Türkiye'nin yenilenebilir enerji yolculuğu

Türkiye'nin yenilenebilir enerji yolculuğunda çok kısa bir zamanda oldukça uzun mesafe aldığını vurgulayan Dönmez, bütün gayretin bu alandaki çıtayı her türlü imkan kullanılarak daha da yukarılara çıkartmak olduğunu söyledi.


Dönmez, daha önce güneş enerjisinde hayata geçirilen Orta Doğu ve Avrupa’nın ilk ve tek tam entegre güneş paneli fabrikasının bir benzerinin de rüzgar enerjisinde yapılacağını belirterek, "Güneş enerjisinde hayata geçirdiğimiz fabrikanın benzerini rüzgarda yapacağız. Tesis tamamlandı. Çok yakında üretime başlayacak. Böylece YEKA yarışmalarımızın en önemli hedeflerinden olan teknolojinin yerlileştirilmesi, yerli insan kaynağı istihdamı, enerji teknolojilerinde Ar-Ge ve inovasyon yapılması için de önemli bir adım daha atmış olacağız." diye konuştu.


Türkiye'nin toplam kurulu güçte 100 bin megavat sınırına yaklaştığını belirten Dönmez, "Bugün itibarıyla kurulu gücümüzün yüzde 52,3’lük kısmı, yani yarısından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklı. Yenilenebilir enerjiden elektrik üretimimiz son 3 yıldır yüzde 40 bandının üzerinde seyrediyor. Bu oran 10 yıl önce yüzde 25’ler seviyesindeydi." dedi.


Mini YEKA yarışmaları

Dönmez, YEKA yarışmalarına YEKA GES-3 ile devam edildiğini, toplam bin megavatlık 74 yarışmadan 19'unun tamamlandığını ifade etti.


Yarışmada şu ana kadar 9 ilde 260 megavatlık kapasite tahsisi gerçekleştiğini dile getiren Dönmez, 19 yarışmanın sonunda ortalama fiyatın kilovatsaat başına 22,7 kuruş olduğunu söyledi.


Dönmez, yarışmalara 29 Nisan'da başlayan kısıtlamalar nedeniyle ara verildiğini hatırlatarak, "Normalleşme döneminin başlamasıyla birlikte geriye kalan yarışmalarımızı da en kısa sürede tamamlayacağız. Kara alanları için yeni YEKA RES yarışmalarımız için de hazırlıklarımız devam ediyor. Toplam 2 bin megavatlık bir yarışma olacak. Bu yıl içinde, son çeyrekte yarışmalarımızı yapmayı planlıyoruz. Şu an 47 şehrimiz için taslak çalışmalar devam ediyor." dedi.


Özellikle son 10 yılda yapılan yasal düzenlemeler ve yatırım ortamının desteklenmesine yönelik geliştirilen politikalarla yenilenebilir enerji alanında büyük ilerlemeler sağlandığını belirten Dönmez, şunları kaydetti:


"Bu alandaki bütün çabalarımız elektrik arz güvenliğimizi sağlamak olduğu kadar iklim değişikliğinin azaltılmasıyla da doğrudan etkili. Türkiye, küresel sera gazı emisyonunun azaltılması için ulusal eylem planını büyük bir titizlikle uygulamaktadır. Ancak, gelişmiş ülkelerin sera gazı salımında tarihsel sorumluluklarının hatırlatılarak, oluşacak bütün yükün ülkelerin kapasiteleri oranında adil bir şekilde dağıtılmasından yanayız. Paris İklim Zirvesi ile istenilen sonuçlara ulaşabilmesi için uygulamada 'her ülkenin kendi özel durumu' ilkesi göz önüne alınmalıdır. Bu konuda muhataplarımıza her seferinde daha adil ve daha kapsayıcı bir çözüm için görüş ve önerilerimizi dile getirdik. Ülkemiz sanayi devriminden bu yana kümülatif emisyonların yaklaşık yüzde 0,7’sinden sorumludur. AB ve OECD ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye kişi başı emisyon miktarında oldukça gerilerdedir. Bu tablo ortadayken, Türkiye’nin dünyayı en fazla kirleten ve gelecek için büyük tehdit oluşturan bu tablonun gerçek sorumlularıyla aynı külfeti paylaşmasının beklenmesi asla doğru olmayacaktır. Bugün, Paris İklim Anlaşması üzerindeki tartışmaları, bu anlaşma içindeki ülkelerin statüsünün yeniden belirlenmesi, daha doğru bir sınıflandırma ve sorumluluk paylaşımı ile daha güçlü bir sinerji oluşturulması açısından fırsat olarak görüyoruz."