30 Mart 2021 Salı

Türkiye'de yenilenebilir enerji atağı

 Türkiye geçen yıl toplam elektrik üretiminin yüzde 12'sini rüzgar ve güneşten karşılayarak dünya ortalamasının (yüzde 9,4) üzerinde performans gösterirken, bu kaynaklardan elektrik üretimini 2015-2020 döneminde 3 katına çıkardı.

Londra merkezli iklim ve enerji odaklı bağımsız düşünce kuruluşu Ember'in, Küresel Elektrik Görünümü 2021 başlıklı raporundan derlenen bilgilere göre, Türkiye'nin elektrik talebi geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 0,6 artışla 301,5 teravatsaat oldu.


Türkiye'nin 2020'deki toplam elektrik üretimi ise 302 teravatsaat olarak kayıtlara geçti.


Bu dönemde Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 43'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilirken, yüzde 57'si kömür ve doğal gaz başta olmak üzere diğer kaynaklardan sağlandı.


Yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar ve güneş ise Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 12'sini karşıladı. Bu oranla Türkiye, rüzgar ve güneşten elektrik üretiminde dünya ortalaması olan yüzde 9,4'lük payı geride bıraktı.


Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise rüzgar ve güneşten en fazla elektrik üretimi gerçekleştiren 5'inci ülke olarak ABD, Fransa ve Brezilya gibi ülkelerin önünde yer aldı.


Geçen yıl Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilen elektrik bir önceki yıla göre yüzde 15 (5 teravatsaat) artış gösterdi. Toplam rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi de yaklaşık 2 bin megavat artışla


16 bin megavata ulaştı.etim 2015'ten beri 3 katına yükseldi

Türkiye'nin rüzgar ve güneşten elektrik üretimi 2015-2020 döneminde yüzde 4'ten yüzde 12'ye yükseldi. Bu oran dünya genelinde ise yaklaşık 2 katına çıkarak yüzde 5 iken yüzde 9,4 oldu.


Hidroelektrik santraller, yenilenebilir kaynaklar arasında en büyük paya sahip olmaya devam ederken, bu santraller elektrik üretiminde 2015'ten beri yüzde 26 payını korudu.


Elektriğin yüzde 34'ü kömür santrallerinden üretildi

Geçen yıl Türkiye'nin elektrik üretiminde kömürün payı ise bir önceki yıla göre yüzde 6 düştü. Bu düşüşte çevre mevzuatıyla uyumlu yükümlülüklerini yerine getirmeyen 5 linyit santralinin 2020'nin ilk aylarında üretim dışı kalması etkili oldu. Bunun sonucunda linyit santrallerinden elektrik üretimi 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 18 geriledi.


Türkiye'nin elektrik üretiminde kömürün toplam payı ise 2020'de yüzde 34 olarak hesaplandı. Bu oran dünya ortalamasıyla aynı seviyede bulunurken, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkenin üzerinde gerçekleşti.


Türkiye'de 2020'de 1600 megavat kömür kapasitesi oluşturacak yatırımın inşası devam etti, yaklaşık 12 bin 400 megavatlık öngörülen kapasite iptal edildi.


Öte yandan, dünyada kömürden elektrik üretiminin payı 2015'teki yüzde 38 seviyesinden 2020'de yüzde 34'e geriledi. Türkiye'de kömürden elektrik üretimi son 2 yıldır düşüş göstermesine rağmen 2015'te yüzde 29 iken 2020'de yüzde 34'e yükseldi.


Türkiye kömürden elektrik üretiminde söz konusu dönemde G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı.


Türkiye'nin elektrik üretimi ise 2015'ten beri yüzde 17, elektrik talebi yüzde 15 artış gösterdi. Bu oran, kişi başı dünya ortalamasının 1,5 katına karşılık geldi.


Yenilenebilir kaynaklar, elektrik üretiminde doğal gazdan pay aldı

Türkiye'de tüm yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi 2015-2020 döneminde yüzde 197 arttı.


Buna rağmen söz konusu dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi fosil yakıtların toplamını geçemedi fakat doğal gazın elektrik üretimindeki payının yüzde 15 düşmesini sağladı. Öte yandan, geçen yıl kuraklık nedeniyle doğal gaz santrallerinin elektrik üretimindeki payı yüzde 23 seviyesinde gerçekleşti.


Rapora göre, rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının hızla artmasının devam etmesi durumunda doğal gazın 2015'teki seviyelerine dönmesi beklenmiyor.


Öte yandan, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha hızlı büyümesi için kömüre verilen alım garantilerinin kaldırılması gerekiyor. Türkiye'de inşa edilmesi planlanan yaklaşık 18 bin megavat kapasiteli 23 kömür santralinin ise büyük ihtimalle hayata geçmeyeceği öngörülüyor.


22 Mart 2021 Pazartesi

Rüzgarda 19 YEKA belirlendi

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 19 ayrı bölgeyi yenilenebilir enerji kaynak alanı (YEKA) ilan etti.


Bakanlığın konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.


Buna göre, rüzgar enerjisine dayalı 19 YEKA belirlendi.


Alanlar; Aydın, İzmir, Manisa, Denizli, Çanakkale, Balıkesir ve Muğla'nın çeşitli ilçelerinden seçildi.


Kaynak:
https://www.dunya.com/sektorler/enerji/ruzgarda-19-yeka-belirlendi-haberi-615151


17 Mart 2021 Çarşamba

Türkiye’nin en büyük 100 elektrik üreticisi

 “MW100 - Türkiye'nin En Büyük 100 Elektrik Üreticisi” araştırmasının sonuçları açıklandı. Türkiye’nin en büyük elektrik üreticisi 20.981 MWe’lik kurulu gücüyle EÜAŞ oldu. Özel sektörün en büyüğü ise ENKA...

Enerji Günlüğü ile uluslararası danışmanlık şirketi Kearney’in hazırladığı MW100 2021 - Türkiye’nin En Büyük Elektrik Üreticileri Raporu’nun ikincisi yayınlandı. Sektörün önde gelen aktörlerinin de katılımıyla yapılan çevrimiçi toplantıyla duyurulan MW100 2021 Raporu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 31 Aralık 2020 tarihli verilerinden hareketle hazırlandı.


Kamu şirketi EÜAŞ ilk sırada


MW100 2021 listesinin zirvesinde devlete ait Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) yer alıyor. MW100 araştırmasına göre EÜAŞ’a bağlı santrallerin 20.981 MWe’lik kurulu gücü bulunuyor. Bu kapasite, Türkiye’nin 95.890 MWe’lik toplam kurulu üretim kapasitesinin yüzde 22’sini oluşturuyor. Listenin ikinci sırasında ise 3.830 MWe’lik kurulu güce sahip ENKA bulunuyor.


Sabancı Holding ile Alman E.ON ortaklığı Enerjisa Üretim, MW100 Araştırması’nda 3.608 MWe’lik kurulu gücüyle en büyük üçüncü elektrik üreticisi konumunda yer alıyor. Enerjisa ilk üç arasında en dengeli kaynak dağılımına sahip oyuncu olarak dikkat çekiyor. MW100’e göre Enerjisa’nın üretim portföyünde 1.583 MWe’lik doğalgaz, 450 MWe’lik yerli kömür, 1.353 MWe’lik hidroelektrik, 211 MWe’lik de rüzgâr santrali var.

İlk 10 şirket değişmedi


MW100 araştırmasının dördüncü sırasında 2.818 MWe’lik kurulu gücüyle Eren Enerji, beşinci sırasında ise 2.737 MWe’lik kurulu gücüyle Çelikler Holding yer alıyor. Cengiz Enerji 2.715 MW ile altıncı, Limak Enerji 2.576 MW ile yedinci, Aydem Enerji 1.964 MW ile sekizinci, İÇDAŞ 1.669 MW ile dokuzuncu, Bilgin Enerji 1.577 MW ile 10’uncu sıradaki yerlerini korumayı başardılar. İlk 10 içinde kurulu gücünü en çok arttıran oyuncu unvanı da Limak Enerji’de.





Enerji okuryazarlığını yükseltmek


Enerji Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Kara, MW100 Araştırma Raporu’na ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye elektrik sektöründeki bilgi birikiminin giderek artıp derinleştiğini söyledi. “Tabii yine de, enerji okur yazarlığını arttıracak çalışmalara ihtiyaç var” diyen Kara şöyle devam etti: “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de enerji konusunda ihtiyaç duyulan farkındalık, sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmayıp, hayatın tüm alanlarını kapsayacak şekilde, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla gelişmeli. Yani temiz çevre, iklim değişikliği, makro ekonomik dengeler ile enerji arasındaki ilişkiler gibi konulara da yeterli hassasiyetin gösterilmesini sağlayacak bir toplumsal algıya ihtiyaç var. Bu konuda hem enerji sektörü oyuncularına hem de medya sektörüne ciddi görevler düşüyor.”

Sürdürülebilirlik odaklı enerji yönetimi


Kearney Türkiye Yönetici Ortağı Onur Okutur da, MW100 2021 Raporu’nu değerlendirirken Türkiye elektrik sektörünün salgın şartları altında bile toplam kapasitesini yüzde 5 arttırarak finansal ve teknik sağlamlığını bir kez daha dünyaya gösterdiğini söyledi. Okutur, “Türkiye elektrik sektöründeki kapasite artışının yüzde 95’i yenilenebilir kaynaklarıyla gerçekleşti. Böylece bu kaynakların toplam kapasitedeki payı yüzde 51,5’e yükseldi. Türkiye 2020’de yüzde 43’lük yenilenebilir enerji üretim payı ile dünyadaki pek çok gelişmiş ekonomiyi geçti ve bu doğrultuda çevre ve sürdürülebilirlik odaklı bir enerji yönetimi uyguladığını bir kez daha göstermiş oldu” dedi.

MW100 Türkiye’nin yüzde 83’ü


Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçlerine göre yapılan “MW100, Türkiye’nin En Büyük 100 Elektrik Üreticisi Araştırması”nda yer alan şirketlerin toplam kurulu gücü 79.420 MWe’ye ulaşıyor. Bu kapasite, MW100 şirketler­inin Türkiye’nin toplam kurulu üretim kapasitesinin yüzde 83’ünü oluşturuyor.


Hidroelektrik en büyük kaynak


MW100 şirketlerinin kurulu güçlerinin kaynak bazında dağılımı incelendiğinde doğalgaz ile hidroelektriğin son yıllarda olduğu gibi önde olduğu görülüyor. Bu iki kaynaktan hidroelektrikte 26.439 MWe, doğal gazda ise 23.561 MWe kurulu üretim kapasitesi bulunuyor. Hidroelektrik ve doğal gazı, 19.510 MWe’lik kurulu güçle kömür izliyor. MW100 şirketleri­nin yerli kömürde 12.241 MWe, ithal kömürde ise 7.192 MWe’lik kurulu kapasiteleri bulunuyor. Son yıllarda büyük yatırım yapılan ve hızla büyüyen yenilenebilir enerji kaynağı rüzgar ise 7.417 MWe’lik kurulu kapasite ile kömürün arkasında yer alıyor.

Bu yıl 9 yeni şirket girdi


MW100 listesine bu sene 9 yeni şirket dahil oldu. Yeni katılan şirketlerin tümü yenilenebilir enerji kaynaklarındaki güçlü portföyleriyle dikkat çekiyor. Yeni katılan şirketlerin yüzde 80’inin sadece yenilebilir enerji kaynaklarında yatırımları bulunuyor. 2020 yılında hidroelektrik santrallerine yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Energo-Pro listeye 60. sıradan girdi.


Toplam kurulu güç yüzde 5 arttı


MW100 2021 raporuna göre Türkiye’nin elektrik üretimi kurulu gücü 2020 yılında salgın önlemlerine rağmen yaklaşık yüzde 5’lik artışla 96 bin megavat (MW) seviyesine dayandı. Yıllık elektrik tüketimi ise Nisan-Mayıs aylarındaki sert düşüşe rağmen toplamda 2019’a göre artış gösterdi ve 305 milyar kilovatsaati aştı. Jeotermal, güneş ve rüzgâr enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı, devlet teşvikleriyle artan kurulu güç kapasitenin de etkisiyle bir sene içinde yüzde 13’ten yüzde 15 seviyesine yükseldi. Rapora göre hidroelektrik santrallerin payı 2020 yılına kıyasla gerilerken, bu düşüşte özellikle Ekim-Aralık ayları arasında yaşanan kuraklık etkili oldu.


MW100 RAPORU 2021 – TAMAMINI OKUMAK İÇİN:

https://www.finansgundem.com/uploads/documents/mw100-raporu-2021-gn5N.pdf


12 Mart 2021 Cuma

Dünyanın elektrik ihtiyacının yüzde 10'u nükleer enerjiden sağlanıyor

 Küresel elektrik üretiminin yüzde 10'unu karşılayan ve enerji arz güvenliği açısından güvenilir bir kaynak olarak öne çıkan nükleer enerjide kurulu güç artmaya devam ediyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Nükleer Birliği ve Avrupa İstatistik Ofisi verilerinden derlenen bilgilere göre, dünyada 33 ülkede faaliyet gösteren 443 nükleer reaktörün toplam kurulu gücü yaklaşık 400 bin megavat seviyesinde bulunuyor.


ABD, faaliyetteki yaklaşık 96 bin 553 megavat kurulu güce sahip 94 nükleer reaktörüyle ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 61 bin 370 megavat kapasiteli 56 reaktörle Fransa takip ediyor.


Bu ülkeleri 47 bin 498 megavat kapasitesindeki 49 reaktörle Çin izlerken, 28 bin 578 megavatlık 38 reaktörle Rusya, 31 bin 679 megavatlık 33 nükleer reaktörle Japonya ve 23 bin 150 megavatlık 24 reaktörle Güney Kore en yüksek nükleer enerji kapasitesine sahip ülkeler arasında yer alıyor.


Dünyada artan elektrik ihtiyacının karşılanmasında ikincil en düşük karbonlu kaynak olarak nükleer enerji, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin enerji arz güvenliğinin garantisi açısından önemli rol oynuyor.


Fransa elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'ini, Slovakya ve Ukrayna yüzde 54'ünü, Macaristan yüzde 49'unu, Belçika ise yüzde 47'sini nükleer enerjiden karşılıyor.


Avrupa Birliği ülkelerinde 2019 sonu itibarıyla nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payı yüzde 24,6 olarak hesaplanırken, ABD'nin toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20'si nükleer enerjiden sağlanıyor.


BAE ilk nükleer enerji santralini 2020'de devreye aldı

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, geçen yıl dünyada yaklaşık 8 bin megavat nükleer enerji kapasitesi devreye alınırken, Belarus ve petrol zengini ülkeler arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) ilk nükleer santraller geçen yıl faaliyete başladı.


Bu dönemde, Çin ve Rusya'da da yeni nükleer santraller devreye alındı.


Dünya genelinde yaklaşık 53 bin megavatlık nükleer enerji santralinin inşası devam ederken, toplam 69 bin megavatlık nükleer enerji yatırım planı bulunuyor.


Çin, 5 yılda 20 bin megavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi oluşturma hedefiyle kapasite artışında ilk sırada yer alıyor.


Öte yandan, nükleer enerjinin elektrik üretimindeki yüzde 10'luk payının 2030'da yüzde 15'e ulaşacağı öngörülüyor.


İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında temiz enerji kaynağı olarak görülen nükleer enerjinin dünyadaki toplam kurulu gücünün ise 2030'da 500 bin megavatı aşması bekleniyor.


Türkiye'nin nükleer enerjide çalışmaları

Türkiye'nin dünyadaki en önemli elektrik üretim kaynaklarından biri haline gelen nükleer enerji santralleriyle ilgili çalışmaları 60 yıl öncesine kadar uzanıyor.


Ülkenin nükleer enerji alanında bir ilk olacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) hükümetler arası anlaşması 2010 yılında imzalandı.


Türkiye'nin en büyük yatırımları arasındaki Akkuyu NGS'de her biri 1200 megavat kapasiteli birinci reaktörün temeli Nisan 2018'de, ikinci reaktörün temeli ise Nisan 2020'de atıldı.


Geçen yıl kasımda inşaat lisansı verilen 1200 megavatlık üçüncü reaktörün temeli ise bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in video konferans yöntemiyle katılacağı törenle atılıyor.


Başvurusu mayısta yapılan dördüncü reaktörün inşaat lisansının ise bu yıl içinde alınması bekleniyor.


Santralin ilk ünitesinin 2023'te devreye alınması hedeflenirken, kalan 3 ünitenin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor.


Tam kapasite devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek santralin, Türkiye'nin elektrik talebinin yüzde 10'unu karşılaması öngörülüyor.


Nükleer enerjide dev adım!

 Akkuyu Nükleer Güç Santrali üçüncü ünitesinin temel atma töreni canlı bağlantı ile gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de katıldı.

Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin üçüncü ünitesinin inşasının başlaması nedeniyle düzenlenen temel atma töreni başladı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus mevkidaşı Putin de video-konferans yöntemiyle katıldı.


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov törenden hemen önce yaptığı açıklamasında, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşasının ikili ekonomik ilişkilerin çok mühim bir parçası olduğunu kaydetti.


Kremlin Sözcüsü ayrıca, Türkiye için ‘en güç durumlarda bile uzlaşıya varılabilen stratejik bir partner’ tanımlamasını yaptı.


Rus Rosatom şirketinin operatörü olduğu Akkuyu Nükleer Güç Santrali, her biri 1200 megavat gücünde olan dört üniteden oluşacak. Her ünitesi devreye girdiğinde santralin 4800 megavat düzeyinde elektrik enerjisi sağlaması bekleniyor. Projenin 2022 senesinde tamamlanması bekleniyor.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:


Ekonomik büyümemize bağlı olarak enerjiye güvenilir, kesintisiz ve uygun fiyatlı erişim ihtiyacımız da artıyor. Enerjiye yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır anlayışıyla bu alandaki projelerimzii çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte özellikle enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiye büyük önem veriyoruz. Nitekim kurulu gücümüz içerisindeki yerli ve yenilenebilir enerjinin payı yüzde 63,7 seviyesine ulaştı.


Geçen yıl neredeyse tamamı yenilenebilir kaynaklı 4900 megavatlık ilave kurulu gücü devreye aldık. Karadeniz’deki 405 milyar metreküplük doğalgaz keşfimiz, bağımsız enerji, güçlü Türkiye kararlılığımızın en önemli adımlarından biri oldu. Doğu Akdeniz’deki sondaj ve sismik arama çalışmalarımızdan da müjdeli haberler almayı ümit ediyoruz.


"Oluşturacağı ekonomik ivmeyle birçok yan sektöre de katkı yapacaktır"


Nükleer enerji de enerji politikamız bakımından özel bir yere sahiptir. Hedefimiz enerji üretirken sıfır emisyonla çalışan ve çevreye hiçbir zararı olmayan nükleer enerjiyi ülkemizin enerji sepetine eklemektir. Nükleer santral, oluşturacağı ekonomik ivmeyle birçok yan sektöre de katkı yapacaktır.


Tesisimiz yapım esnasında en yoğun dönemde 16 bin, üretim döneminde ise 4 bin kişilik istihdam sağlayacaktır. Nitekim proje kapsamında yetiştirilmek üzere seçilen öğrencilerimizden 186'sı 6,5 yıllık zorlu eğitimlerini tamamlayarak ülkesine döndü. Bu gençlerimiz, mühendislikten yöneticiliğe kadar nükleer güç santralimizin tüm süreçlerinde görev alacaktır. Böylece Türkiye'nin nükleer enerjide beyin takımı oluşacak, milli enerji seferberliğimiz yeni neferler kazanacaktır.


"Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında Türkiye’yi nükleer enerji sahibi ülkeler ligine katacağız"


Akkuyu Nükleer Güç Santralimizin ilk reaktörünü 2023 yılında devreye almayı hedefliyoruz. Toplam 4 reaktörden oluşacak bu santralin diğer reaktörlerinin de peyderpey üretime geçmesi için gece gündüz çalışacağız. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında Türkiye’yi nükleer enerji sahibi ülkeler ligine katacağız.


Toplam 4800 megavat kurulu güce sahip olacak Akkuyu, yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üreterek ihtiyacımızın yüzde 10’unu karşılayacaktır. Dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu bir teknolojiyle inşa ettiğimiz bu santralin her aşaması dikkat ve mükemmel planlama gerektiriyor. Biz her türlü tedbiri alarak emin adımlarla ilerlemeye çalışıyoruz.


Akkuyu Nükleer Güç Santrali'mizi en ileri düzeyde güvenlik sistemleriyle donatıyor, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı standartlarına uygunluğuna mutlaka dikkat ediyoruz.


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:


Üçüncü ünitenin temeline beton dökmek için talimat vereceğiz. Yıllık üretim kapasitesi 37 milyar KW olacak. Sayın Erdoğan ile birlikte 2018 yılında birinci ünitenin temel atma törenine katılmıştık. Rus ve Türk uzmanların eş güdümlü çabaları sayesinde daha önce belirlenen program çerçevesinde inşaat devam ediyor. Montaj konusunda son derece gelişmiş çözümler uygulanıyor. Koronavirüs salgını bile bizi engelleyemedi.


Personelleri korumak için en üst düzeyde tedbirler alınıyor. 2023 yılında Akkuyu devreye girecek. 2023 yılı Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü yılıdır. Projeye başlarken Türkiye önümüze böyle bir hedef koydu. Türk vatandaşları ucuz ve temiz elektriğe ulaşım sağlayacak. Sahada çalışan personel sayısı 8 bine çıktı. büyük çoğunluğu Türk çalışanıdır.


Modern yenilikçi yöntemler uygulanıyor. En sıkı güvenlik tedbirleri uygulanıyor. NGS'nin siparişlerinin büyük bölümü Türk firmalar tarafından sağlanıyor. Değerli dostlar, Sayın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına bugünü resmi bir törenle kutlama teklifinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. İnancım tamdır. Bu öncü projenin hayata geçirilmesi Türk-Rus partnerliğini daha da pekiştirecektir.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:


Türkiye'de yarım asrı aşan bir hayal daha gerçekleşme yolunda ilerliyor. Seneye dördüncü ve son reaktörün temelini de inşallah birlikte atarız. Türkiye yepyeni bir enerji ile tanışacak. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olma yolunda ilerliyoruz.


Sürdürülebilir enerji arzının sağlanması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Akkuyu ile birlikte 7 gün 24 saat kesintisiz ve temiz enerji üreteceğiz. Ağır hava koşullarından dolayı birçok ülkede elektrik kesintileri oldu.. Bu da Akkuyu gibi nükleer enerjinin önemini ortaya koydu. Akkuyu tam kapasite devreye girdiğinde 35 milyar kw ile tüm Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu karşılayacak.


İnşaat aşamasında 16 bin işçimiz ter döküyor olacak. İşletmede ise 4 bin istihdamımız olacak. 14 uzmanımız saha ve montaj denetimlerine devam ediyor. Bu sayıyı yakın zamanda 40'a çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye nükleer enerji ile sınıf atlayacak. Nükleer teknoloji ile birlikte ekonomimize 6 milyar dolarlık bir katkı hedefliyoruz. Vizyonu ile Türkiye'yi nükleer enerji ile buluşturan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Rusya Devlet Başkanı Putin'e şükranlarımı sunuyorum. Emekleri geçen daha önceki bakanlarımız Sayın Berat Albayrak ve Taner Yıldız'a teşekkür ediyorum.