30 Kasım 2020 Pazartesi

Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücü rekor seviyeye ulaştı

 Türkiye'de 2020 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla devreye alınan yenilenebilir enerji kurulu gücü 4 bin 200 megavatı aşarak rekor seviyeye ulaştı. Söz konusu kapasitenin yaklaşık 2 bin 500 megavatını hidroelektrik, 912 megavatını rüzgar, 500 megavatını güneş, 184 megavatını biyokütle ve 128 megavatını jeotermal santralleri oluşturdu.

Yenilenebilir enerji teşvikinden yararlanma telaşı yatırımlarda rekor getirdi. 2020 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla devreye alınan yenilenebilir enerji kurulu gücü 4 bin 200 megavatı aşarak rekor seviyeye ulaştı.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında elektriğin kilovatsaatine rüzgar ve hidroelektrik için 7,3 dolar/sent, jeotermal için 10,5 dolar/sent, biyokütle ve güneş için de 13,3 dolar/sent teşvik veriliyor. Teşvikler, yerli ekipman kullanımına göre değişiklik gösterebiliyor. Bu çerçevede verilen alım garantisi, elektrik üretim santralinin devreye girdiği tarihten itibaren 10 yıl, yerli aksam desteği ise 5 yıl boyunca sağlanıyor.

Öte yandan, YEKDEM mekanizması için başvuruların bu yıl sonu itibarıyla sona ereceği ve 2 Kasım'a kadar en az bir elektrik üretim ünitesi devreye alınan santrallerin teşvikten yararlanabileceği açıklanmıştı. Bu süre, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle 30 Haziran 2021'e kadar uzatıldı.

Yatırımcıların devam eden projelerini en kısa sürede bitirmeye yoğunlaşmasıyla yenilenebilir enerjide devreye giren kapasite kasımda 4 bin 200 megavatı aşarak rekor seviyeye ulaştı. Söz konusu kapasitenin yaklaşık 2 bin 500 megavatını hidroelektrik, 912 megavatını rüzgar, 500 megavatını güneş, 184 megavatını biyokütle ve 128 megavatını jeotermal santralleri oluşturdu.
YEKDEM kapsamında 30 Haziran 2021'e kadar devreye giren santrallerin teşvik hakkı 1 Ocak 2022'de başlayacak ve 31 Aralık 2030'da sona erecek.

Yenilenebilir enerji toplam kapasitenin yarısını geçti

Hidroelektrik Santralları Sanayi İşadamları Derneği (HESİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Taner Ercömert, konuya ilişikin yaptığı açıklamada 31 Aralık 2020'ye kadar devreye girecek santrallerin mevcut döviz bazlı fiyatlardan 10 yıl süreyle faydalanacak olmasının yatırımların hızını artırdığını ifade etti. Ercömert, 1 Ocak-30 Haziran arasında ilk defa devreye girecek santrallerin mevcut fiyatlardan üretim yapma süresinin 31 Aralık 2030'da tamamlanmasının yatırımcılara hız verdiğini ve bunun enerji sektörüne canlılık getirdiğini söyledi.

30 Haziran'dan sonra devreye girecek santraller için teşvik mekanizmasının henüz belli olmamasının da yatırımcıların portföylerini en kısa sürede tamamlama gayretine girmelerine neden olduğunu belirten Ercömert, şunları kaydetti: "Ülkemiz bundan kazançlı çıktı. Bu ay itibarıyla devreye alınan yenilenebilir enerji kurulu gücü rekor seviyede gerçekleşti. Bu artış, ülkemizin son yıllardaki en büyük yenilenebilir enerji atağıdır. Ülkemizin yenilenebilir enerji kurulu gücü toplam kapasitesinin yüzde 50'sini geçti. Günümüz itibarıyla yenilenebilir enerji kurulu gücümüz 48 bin 500 megavata ulaştı. Bu kapasitenin 2021'in ilk yarısında 50 bin megavatı geçmesini bekliyoruz. Bugün itibarıyla 95 bin megavatın üzerine çıkan toplam kurulu gücümüzde ise artık ilk hedef 100 bin megavatın aşılması. Yerli aksam teşviki kapsamında birçok santralde türbinler ve ekipmanların yerli olarak imal edilmesiyle milli sanayimiz de kazandı."

27 Kasım 2020 Cuma

Rüzgardan elektrik üretiminde rekor

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, rüzgardan elektrik üretiminde 25 Kasım'da yeniden rekor kırıldığını belirterek, "Rüzgarımız, tarihte ilk defa tüm yenilenebilir kaynakların toplam üretimini geride bıraktı" ifadesini kullandı

Rüzgardan elektrik üretimi, ilk kez tüm yenilenebilir kaynakların toplamını geçti.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Twitter hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:


"Kasım rüzgarları enerjinin çarklarını döndürmeye devam ediyor. 6 Kasım’daki rüzgardan elektrik üretim rekorumuzu 25 Kasım’da 153 bin 35 megavatsaat ile yeniden kırdık. Rüzgarımız, tarihte ilk defa tüm yenilenebilir kaynakların toplam üretimini geride bıraktı."


Bakan Dönmez'in 25 Kasım'daki elektrik üretim verilerine ilişkin paylaştığı grafiğe göre, doğal gazdan elektrik üretimi yüzde 31,2 pay ile 284 bin 926 megavatsaat olarak gerçekleşti. İthal kömürden üretilen 185 bin 905 megavatsaat elektrik toplam üretimin yüzde 20,4'ünü karşıladı.


ELEKTRİKTEKİ PAYI YÜZDE 17'YE YAKLAŞTI

Rüzgar enerjisinden sağlanan 153 bin 35 megavatsaat elektriğin toplam içindeki payı ise yüzde 16,8 oldu. Bu miktar 94 bin 470 megavatsaatlik hidrolik, 28 bin 391 megavatsaatlik jeotermal, 15 bin 686 megavatsaatlik biyokütle ve 13 bin 965 megavatsaatlik üretime sahip güneş enerji santrallerinin tümünün toplamını geride bıraktı.


Böylece, bir günde iki rekor kırılarak, Türkiye enerji tarihinde ilk defa rüzgar santrallerinden bir günde elde edilen elektrik diğer tüm yenilenebilir enerji santralleri toplamından fazla gerçekleşti.​​


25 Kasım 2020 Çarşamba

Bakan Dönmez: Türkiye'nin rüzgarı enerji dünyasındaki taşları yerinden oynatacak güçte

 Bu yıl rüzgar enerjisinde devreye alınan 740 megavat ilave kapasite ile Türkiye'nin toplam rüzgar enerjisi kurulu gücünün 8 bin 330 megavata yükseldiğini bildiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Türkiye'nin rüzgarı enerji dünyasındaki taşları yerinden oynatacak güçte. Bu yüksek potansiyelin en önemli göstergelerini 4 önemli rekorla gördük." dedi.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından dijital ortamda düzenlenen 9. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, dünyada 650 bin megavat rüzgar kurulu gücü bulunduğunu söyledi. Bu kapasitenin her yıl yaklaşık 50-60 bin megavat arttığını dile getiren Dönmez, bu yıl rüzgar enerjisine dünyada yaklaşık 150 milyar dolar yatırım yapıldığını aktardı.

Gelecek 30 yıl içinde yapılacak yatırımlarla bu alanda 4 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşacağına dikkat çeken Dönmez, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye, yerli üretim gücü, yenilenebilir enerji potansiyeli, bu alandaki teşvik ve destek mekanizmaları, yetişmiş insan kaynağı, gelişmiş ekonomisi ve artan nüfusuyla yeşil ekonomiden azami derecede pay alacaktır. Enerjideki yol haritamızı, Milli Enerji ve Maden Politikamız ile 'daha fazla yerli ve yenilenebilir' diyerek belirlemiştik. Politikamızı açıkladığımızda 38 bin 900 megavat olan yenilenebilir enerji kurulu gücümüzü 3 yıl içinde 47 bin 671 megavata yükselttik. 2017'de yüzde 45,7 olan yenilenebilir kaynaklı kurulu gücümüz bugün yüzde 51'e ulaştı. 2019'da devreye aldığımız kurulu gücümüzün yüzde 61,2'sinin yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu görüyoruz. Bu yıl devreye aldığımız kurulu gücümüzün yüzde 98'i yenilenebilir kaynaklardan meydana geldi. Dünyadaki eğilimlere paralel olarak enerji sektörümüz sürdürülebilir, rekabetçi ve tek temelli bir üretim anlayışına doğru hızla ilerliyor. Bu süreçle birlikte enerji sektörümüz her alanda rüzgarı arkasına alacak. Bu yeni dönemde Türkiye'nin enerjisi, Türkiye'nin rüzgarıyla yenilenecek."

Rüzgar kapasitesi 18 yılda 400 kat arttı

Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektöründe 15 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Dönmez, sektörün yüzde 55-60 yerlilik oranıyla enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesinde başı çektiğini anlattı.
Bu alanda 80'in üzerinde üretim yapan firma bulunduğunu ifade eden Dönmez, "Rüzgar kurulu gücünde bugün Avrupa'da 7'inci, dünyada 12'inci sıradayız ancak yerli teknoloji ve verimli üretim anlayışıyla daha yukarı sıralara doğru hızlı adımlarla ilerleyeceğinden kuşkum yok. Türkiye'nin rüzgarı, enerji dünyasındaki taşları yerinden oynatacak güçte. Bu yüksek potansiyelin en önemli göstergelerini 4 önemli rekorla gördük." diye konuştu.

Bu rekorların 2020'de rüzgarın daha güçlü estiğinin bir göstergesi olduğunu dile getiren Dönmez, "2020 adeta rüzgar enerjisinin yılı oldu. Yenilenebilir kaynaklar içinde rüzgar bizim için her zaman ayrı bir öneme sahip oldu. Rüzgar kurulu gücümüzü son 18 yılda 400 kat artırdık." dedi.

İzmir'de türbin ve Ar-Ge fabrikası kuruldu

Dönmez, bu yıl rüzgar enerjisinde 740 megavat ilave kapasitenin devreye alındığını söyledi. Böylece, toplam rüzgar enerjisi kurulu gücünün 8 bin 330 megavata yükseldiği bilgisini veren Dönmez, "Ekim sonu itibarıyla toplam kurulu gücümüzün yüzde 9'u ve yenilenebilir enerji kurulu gücümüzün yüzde 17,5'i rüzgar enerjisinden oluştu. Bu santrallerle 9,6 milyon hanenin elektrik tüketimini sağlayabilme imkanına kavuştuk." ifadelerini kullandı.

Dönmez, rüzgar enerjisinde Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarıyla yerli teknoloji konusunda bir altyapı hamlesi başlattıklarını dile getirdi. YEKA-RES 1 projesi kapsamında İzmir'de rüzgar türbini ve Ar-Ge fabrikasının kurulduğunu hatırlatan Dönmez, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde elde ettiği birikim ve yüksek teknolojiyle dünyaya öncülük eden bir ülke olmayı hedeflediğinin altını çizdi. Dönmez, Türkiye'nin bu yıl sektörde Avrupa'daki en büyük 5'inci üretici konumuna geldiğine ve üretim kapasitesinin yüzde 80'ini ihraç ettiğine dikkati çekti.

Dünyanın en büyük türbin imalatçılarının Türkiye'de de faaliyet gösterdiğini söyleyen Dönmez, şunları kaydetti: "Yeni tip koronavirüs nedeniyle uygulanan kısıtların tedarik zincirinde aksamaya sebep olmasıyla, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması'ndan (YEKDEM) yararlanmak için 31 Aralık 2020'ye kadar olan devreye girme şartı 30 Haziran 2021'e ertelendi. TBMM'den geçen son yasal düzenlemeyle YEKDEM, günümüz şartlarına göre değerlendirilecek ve yerli yatırımlara fırsat sunacak. Temennimiz yakın zamanda 10 bin megavat sınırını aşabilmek. Bu hedefe vardığımızda sektörle bir araya gelerek 20 bin megavata daha hızlı ulaşmanın yollarını hep birlikte planlayalım. Rüzgarı, Türkiye'nin ikinci otomotiv sektörü yapmaya niyetliyiz."

23 Kasım 2020 Pazartesi

Güneş Elektrik Santralleri için AVM kuruldu

 Güneş Elektrik Santralleri alanında hizmet veren Elseroof, santrallerin ihtiyacı olan tüm ürünlerin bulunabileceği AVM kurdu.


Elseroof’tan yapılan açıklamada solaravm.com’un, elektrik öztüketim modelinde güneş elektrik santrallerinin yaygınlaşmasını sağlamak ve güneş elektrik sistemlerin malzeme ihtiyaçlarına cevap vermek üzere kurulduğu bildirildi.


Açıklamada, geniş ürün yelpazesiyle sektörde kurulum yapan EPC firmalarının taleplerini karşıladığı gibi güneş elektrik santrali kurulumlarında malzeme tedarikini kendisi yapacak yatırımcıların ürünlerle ilgili bilgi taleplerini de karşılanabildiği bildirildi.


Bu kapsamda; güneş paneli, inverter, taşıyıcı sistem, batarya, solar kablo ve konnektörlerin de bulunduğu kaydedilen açıklamada, “Elseroof güneş elektrik santrallerindeki tecrübesiyle, kaliteli hizmet ve malzeme anlayışıyla distribütörü ve bayisi olduğu bütün dünyada onay görmüş, test sertifikalarına sahip firmalarla çalışıyor” ifadeleri kullanıldı.

https://solaravm.com/



20 Kasım 2020 Cuma

‘Güneş’ fabrikasının 4’üncü ayında kapasiteyi ikiye katlayan imzayı attı

 19 AĞUSTOS 2020, Başkent Organize Sanayi Bölgesi (OSB), Ankara…


Kalyon Enerji’nin China Elektronics Technology Corporation (CTEC) işbirliği ile kurduğu Güneş Teknolojileri Fabrikası’nın açılışı var.


Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı açılış törenindeki konuşmasında şu sözü verdi:


- Yıllık 500 megawat kapasiteyle güneş paneli üretmeye başladık. Bu yıl içinde kapasiteyi 1000 megawata çıkarıp, ihracatı da gündeme alacağız.


400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası kapasitesini 1000 megawata çıkaracak adım açılıştan 4 ay sonra atıldı.


Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu ile CTEC Yönetim Kurulu Başkanı Zhaoxiong Chen, ekipleriyle birlikte 9 Kasım’da görüntülü platformda buluştu.


Kalyoncu ve Chen’in görüşmelerinin sonunda karar verildi, imzalar atıldı:


- Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’nın kapasitesi 500 megawattan 1000 megawata çıkacak. Yani, kapasite ikiye katlanacak.


Cemal Kalyoncu, imza sonrası şu mesajı verdi:


- Ülkemizin ve insanımızın geleceği adına yenilenebilir enerji kaynaklarına üst üste yeni yatırımlar yapıyoruz. Fabrikamızı yeni açmamıza rağmen yatırımımızı büyütme kararı aldık.


Türkiye’nin güneşte yüksek enerji potansiyeline sahip olduğuna işaret etti:


-Ayrıca, dünyada yükselen ihtiyaca bakınca ihracat kapılarının açık olduğunu görüyoruz. Hem yurt içinden, hem de yurt dışından ciddi talepler söz konusu.


CETC ile verimli bir işbirliklerinin olduğunu belirtti:


- Mevcut fabrikamızı kurarken CETC ile birlikte çalıştık. Kapasite artışı yatırımı için gerekli ana ekipmanların satın alınmasını öngören bir anlaşmaya da imzayı yeni attık.


Kapasite artışı yatırımında ilk üretimin 2021 yılı haziran ayında başlayacağını kaydetti:


- Kapasite artırımıyla birlikte şu anda 1400 olan istihdam 2 bin 100 kişiye çıkacak.


Kapasite artışıyla ilgili yatırım harcamasını da paylaştı:


- Kapasiteyi iki katına çıkarmak için 100 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Böylece Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası’na yaptığımız yatırım toplam 500 milyon doları bulacak.


Kalyoncu, ardından 19 Ağustos 2020’de hizmete giren fabrikayla ilgili bilgileri yineledi:


- Ar-Ge dahil güneş paneli üretiminin 4 aşamasını tek çatı altında toplayan tek fabrikayı kurmuş olduk. Söz konusu 4 aşama “ingot, wafer, hücre ve panel”den oluşuyor.


Ar-Ge merkezindeki araştırmacı sayısının 100’e ulaşacağının altını çizip, ekledi:


- Ar-Ge Merkezi’nde üniversite-sektör işbirliği kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi, ODTÜ Güneş Araştırmaları Merkezi ve TÜBİTAK ile ortak projeler yürütülecek.


Ar-Ge Merkezi’nin çalışma planını şöyle özetledi:


-Dünyanın önde gelen, alanlarında uzman kurum ve kuruluşlarıyla Ar-Ge ortaklıkları yapılarak yerli ve milli teknolojinin üretilmesinin yanı sıra yerli yan sanayi-hammadde zincirinin geliştirilmesi hedefleniyor.


Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikasının hizmete girişinin 4’üncü ayında kapasiteyi iki katına çıkarmak için kolları sıvaması, Türkiye’de güneş enerjisi potansiyelini görmesinden kaynaklanıyor.


Teknoloji gelişip, maliyet azaldıkça güneş enerjisi yatırımları artacak gibi görünüyor.


Karapınar’da kurulu güneş enerjisi gücü 40 megawatı buldu


KALYON Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, yüzde 75’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettikleri güneş panellerini 1GW kurulu güç ile Türkiye’nin en büyüğü olacak Karapınar Güneş Enerjisi Santralı’nda kullanmaya başladıklarını belirtti:


- Santral 20 milyon metrekare alana yayılacak. Bu, 2 bin 600 futbol sahası anlamına geliyor.


Santralın yılda 2 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacağını kaydetti:


- Karapınar'da toplam yatırım 1 milyar doları bulacak.


Yapımı devam eden santraldaki mevcut durumu paylaştı:


- Kurulumuna 19 Ağustos 2020'de başladığımız Karapınar Güneş Enerjisi Santralı'nda şu ana kadarki güç 40 megawata ulaştı. Elektrik üretimine de başladı.


EFQM, krize karşı şirketlerin direncini artırıyor


TÜRKİYE Kalite Derneği (KAL-DER) Başkanı Görgün Özdemir, 29’uncusu yarın başlayacak "Kalite Kongresi” öncesinde sohbet ederken Türkiye’de öncülüğünü yaptıkları yönetim modeline işaret etti:


- EFQM (European Foundation for Quality Management-Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı)


EFQM modelinin şirket ve kurumlar üzerindeki etkisine dikkat çekti:


- Modelin kriterlerinden biri sürdürülebilir değer yaratmaya odaklı strateji geliştirme. EFQM modelini uygulayan şirketler, bir stratejik plan oluşturmak zorundalar. Bu planı uygulamaları, şirketlere kriz anında mücadele ile ilgili avantaj sağlıyor.


Modelin şu yanının altını çizdi:


- EFQM modeli, “Toplumla, çalışanla, müşteriyle, tedarikçilerle güven verici bağ-iletişim kurulması önemlidir” diyor. Modelin bu yanı, pandemi döneminde etkisini olumlu yönde gösterdi.


Modelde "risk yönetme kriterPnin de olduğunu kaydetti:


- Kurumların karşılaşabilecekleri riskleri önceden belirlemeleri isteniyor. “Kültürel riskler, işgücü ile ilgili riskler, finansal riskler, operasyonel riskler, siber güvenlik” tanım içinde yer alıyor. Bunlara karşı planlar geliştirip, uygulamaları sağlanıyor.


Yarın başlayıp iki gün sürecek Kalite Kongresinin online gerçekleşeceğini bildirdi:


- Dünyayı etkileyen değişimin ardından ortaya çıkan küresel fırsatlar, günlük hayattan çalışma süreçlerine kadar birçok alanda oluşan yeni şartlar, bunların Türkiye'ye getirdiği jeo-ekonomik avantajlar tartışılacak.


Birçok şirket ve kurumda "Avrupa Kalite Yönetimi" modelinin olumlu yansımasına tanık oldum.


Vahap Munyar

https://www.dunya.com/kose-yazisi/gunes-fabrikasinin-4uncu-ayinda-kapasiteyi-ikiye-katlayan-imzayi-atti/600279